cevrekoruma.sitemynet.com
kapanangoz.gif

ANASAYFA
ÇEVRE SORUNLARI / HABERLER
ÇEVRE KORUMA KULÜBÜ
ÇEVRE İLE İLGİLİ LİNKLER
SİZDEN GELENLER
KİTAP TANITIMI

SİZDEN GELENLER


215565smallpicture.gif

Bu bölümde sizlerin gönderdiği çevre ile ilgili haber, fotoğraf, film, makale ve yazıları yayınlayacağız bekliyoruz!!!

Yandaki yazıda sözü edilen ve büyük bir kısmı ilimizde ilk kez Savaş GÜVENCE tarafından arazide tespit edilen çiçekli bitkilerin özenle çekilmiş fotoğrafları (bitkinin latince adını görmek için fare yoluyla imleci resmin üzerine getirin), araştırmacılara ve bir gün yayınlanacağını umduğumuz Türkiye çiçekli bitkileri kataloğuna katkı sağlaması dileğiyle:

cephalantera_longifolia.jpg

limododorum_abortivum.jpg

ophrys_sp.jpg

orchis_anatolica_1.jpg

orchis_coriophora.jpg

stevenilla_satyr.jpg

rubra.jpg

scilla_sp.jpg

Orman Yüksek Mühendisi Sayın Yalçın ANIL'ın sitemize göndermiş olduğu iki güzel yazıyı okumak için başlıkların üzerine tıklayınız. Sayın Yalçın ANIL'a Teşekkür ediyoruz.

Kır Çiçeği

Tarla Faresi

Sayın "Nülüfer AKTAŞ'ın" gönderdiği çevre temalı hikayeyi yayınlıyor ve kendisine teşekkür ediyoruz

LÜTFEN KÜREMİZİ DAHA FAZLA ISITMAYIN

Arkası kapalı pikabın arka tarafından bir çok kafes indirildi. Kocaman bir kafeste iki kaplan, bir kafeste maymunlar bir başka kafeste de iki tane şirin mi şirin penguen.

Kendilere hazırlanan hayvanat bahçesindeki yuvalarına indirildiler. Penguenler hayatlarından hiç memnun görünmüyorlardı. Ağlarcasına sesler çıkarıyorlardı. Kendi memleketlerin de mücadeleyle avladıkları balıkların kaç mislisi önlerindeydi, ama dönüp bakmıyorlardı.
Hayvanat bahçesini ziyarete gelen çocuklar sırayla hayvanlara bakıp
geçiyorlardı. Burak Can da bunlardan biriydi.Lakin penguenlerin önünden
ayrılamıyordu. Karşılıklı bakışıp duruyorlardı penguenlerle.
- Ne oldu neyiniz var? Dedi Burak Can, cevap alacağını tahmin etmeden.
Penguenler Burak Can a yaklaştı.
_Sen aklı bir çocuğa benziyorsun, dedi erkek penguen.
- Ne ! Nee! Siz konuşuyor musunuz? dedi Burak Can.
- Bizi anlayabilecek insanlarla konuşuruz, herkesle değil. dedi ,dişi penguen.
- Bizim derdimiz çok büyük Burak Can!
- Nedir der diniz, derdinize derman olayım
- O kadar kolay değil Burak Can. Aslında kolay da senin tek yapabileceğin bir şey değil.
-Anlatın hele; dedi heyecanlı.
-Biz buzullar diyarından kutuplardan geliyoruz. Bizim yaşamaız ve beslenmemiz için o iklim şart. Başka hayvanlar da var, kutup ayıları,
foklar, bazı balıklar. Hepsi zor durumda. Çünkü buzullar eriyor. Hem de büyük bir hızla.
Burak Can anlamadı.Neden eriyor ki, bu zamana kadar erimedi de şimdi ne oluyor, Güneş komşunuz mu oldu?
- Hayır! Hayır! Öyle değil dedi penguenler. Dünya haddinden fazla ısınıyor.
Sizin bilim adamları buna Küresel Isınma diyor.
-Niye ısınıyor hala anladım dedi Burak Can. Çokmu odun kömür yakıyorlar.
-Ehh! Biraz yaklaştın Burak Can. İnsanlar çoğaldıkça sanayi gelişti yani fabrikalar çoğaldı.Fabrika çıkan kimyasal atıklı siyah dumanlar, arabalarınızdan çıkan egzoz dumanları kaloriferlerde sobalarda kullandığınız
kalitesiz kömürler havadaki kirli gazı yani karbon dioksiti artırdı. Karbon- dioksit Arttığı gibi fotosentez yapan ağaçları, ormanları da acımasızca yok ediyorsunuz, kesiyorsunuz dikkatsiz davranıp yangın çıkmasına neden oluyorsunuz. Havadaki gaz oranlarını biliyorsundur. % 78 i azot, %21i
oksijen %0,01 gibi karbon dioksit ve diğer gazlar olması gerekiyor. Denge böyle sağlanıyor. Ama dediğim gibi karbon dioksit o kadar çoğaldı ki bu buzulları eritiyor, buzulların erimeside o bölgede ki hayvanlara zarar verdiği gibi Dünya ya giderek çok zarar verecek. Belki 80-100 yıl sonra
Dünya Çölleşecek hiçbir şey yetişmeyecek Güneş her şeyi kasıp kavuracak. Tüm canlılar ölüm kalım savaşı verecek.
Burak Can ağzı açık bir şekilde dinledi.
-Bunları hep biz mi yapıyormuşuz dedi.
-Maalesef dedi penguenler. İnsanlar teknoloji ve para kazanma adına
kendilerine ve bizlere yazık ediyorlar.
Burak Can üzüntüyle oradan ayrıldı.Kendi apartmanlarında arkadaşlarıyla iş birliği yaparak apartmanı kaliteli yakıta dönüştürebildi. Okulda, sınıfta misafirlikte hep konuyu anlatıp insanları duyarlı olmaya çağırdı.Çoğu da gülüp geçiyordu bizimki devede kulak dediler. bizim aldığımız tedbirle Dünya düzelir mi? Koskoca Dünya. Burak Can:
1YTL ler le nasıl kumbara doluyorsa herkes bunu önemseyip önlem alırsa kumbara dolar gibi bilinçli insanlarla dolar dünya kurtulur. Lütfen! Bunu önemseyin diye yalvarıyordu.
Penguenlere ne mi oldu? Onlar gelen balıkların hiçbirini yemediler. Açlıktan öldüler. Kutuplarda arkadaşlarımız balık bulamazken biz burada rahat rahat yemek yiyemeyiz Dediler vatanları ve arkadaşları uğruna canlarını feda ettiler.

Nülüfer Aktaş
Sınıf Öğretmeni

Turhal Ahmet Dinçer Anadolu Lisesi Biyoloji Öğretmeni Savaş GÜVENCE'den Çiçekli Kır Bitkileri ve Tokat doğası üzerine çok güzel iki yazı:

DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN


Her ne kadar bu günlerde burnumuza keskin nane ,kekik kokuları gelmiyorsa ,arı,böcek vızıltıları duymuyorsak ve tütünümüze henüz karanfil karışmadıysa da doğada bu günlerde bir uyanış ve hareketlilik var. Tıpkı binlerce yıldır tekrar ede geldiği gibi gibi .
Hafta sonu tatilinden yararlanarak kırlara dolaşmaya çıktım. Hem biraz doğayla baş başa kalmak hemde kırlarda açmış olan çiçekleri görmek için.Şimdilik bol miktarda skleman ve
çiğdem türleri var.Bu bitkiler hakkında size kısa bilgiler vermek istiyorum. sklemanlar
primulaceae (çuha çiçeği) familyasından olup dünyada 21 türü vardır ve bunlardan 10 türü Türkiyede yaşıyor ve çoğu Türkiye ye endemik. Anadolu sklemanların gen bankasıdır. Çiğdemler ise iridaceae (süsengiller) ve liliaceae (zambakgiller) olarak iki familyaya dağılmış kozmopolit bitkilerdir.Çiçeklenme dönemi türlerine göre ilkbahar veya sonbahar olmaktadır.Bu günlerde görülebilecek iridaceae familyasından crocus (safran ) lardır.yumrusu yenmediği için halk arasında acı çiğdemde denir.Acı çiğdemlerin Türkiyede 32 türü vardır.crocus sativus türü turuncu renklidir ve tıbbi açıdan önemli bir türdür.Diğer tür ise lilaceae familyasından olan colchicum (çiğdem) dur.Bu tür ise beyaz pembe karışımı renktedirler.colchicum türleri de tıbbi açıdan çok değerli bitkilerdir.İçerdiği kolşisin romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır ayrıca bu madde iğ ipliği oluşumunu engellediği için poliploidi oluşturulmasına kullanılır.Birkaç tıbbi bilgi verdim
diye yanlış anlaşılmasın bitkilerden günlük hayatta çok sınırlı yararlanıyoruz Bitkilerden yararlanabilmek için önce bu bitkilerin kimyasını iyi bilmek gerekir ayrıca yetiştikleri alanları da tespit etmek gerekir bu da bahane üretmeyen bunun yerine bilim üreten üniversitelerle gerçekleşir.
Baharla beraber ilk çiçeklenenler soğanlı ve yumrulu bitkilerdir. Çoğunluğu liliaceae (zambakgiller) familyasının bitkileri. Şu anki toprak ısısına tek dayanabilen bitkiler.Bu familyada çiğdemler dışında nergiz ,sümbül,dağ laleleri,zambak,kardelen gibi gösterişli ve güzel bitkiler var.Havaların ısınmasıyla bu familyadaki çiçek ve yaprakları kuruyacak üreme döngülerini bitirip toprak altın da soğan yada yumrularında bir dahaki bahara kadar bekliyecekler, yerlerini sütleğen ,adaçayı , papatya ,hindiba, gibi sıcağı seven türlere bırakacaklar. Doğa sever biri olarak benim gönlümden bunları doğal ortamında görmek geçiyor. Çoğu türüne doğada kolay ve sık rastlanamıyor .Çoğu türü genelde kolay ulaşılamıyacak kadar yüksek ve tenha yerlerde yaşıyor. Karşılaşmak ümidi çoğu zaman başka baharlara kalıyor. Her şeye rağmen Anadolu da yaşa dıklarını bilmek güzel, gözlerden uzak bir vadide ,bir zirvenin yamacında yada bir ardıcın gölgesinde bu günler de orada bir yerdeler.

TOKAT ÇİÇEKLİ BİTKİLERİ

Flora kelime olarak belli bir alanda yaşıyan bitkilerin oluşturduğu topluluğa denir. Dünyada yaklaşık olarak 100 bin civarında bitki türü tesbit edilmiştir. Bunlardan 10 bin bitki türü Avrupa Kıtasında Yaşıyor. Türkiye kırlarında 9800 farklı çiçekli bitki türünün yaşadığı saptanmıştır. Bunlardan yaklaşık 3500 kadarı endemiktir, yani yalnızca Türkiye coğrafyasında rastlanır. Bu rakamları dikkate aldığımız zaman bitki çeşitliliği açısından Avrupa kıtasında birinciyiz, dünyada ise ilk 20 ülke içersine giriyoruz.Türkiye de ki bitki çeşitliliğini en kapsamlı araştıran Prof Davis tir.1985 yılında Türkiye ve Doğu Ege adaları Florası kitabında Türkiye de tesbit ettiği bitkileri yayınladı. 8 ciltten oluşuyordu sonraki yıllarda yapılan çalışmalarla yeni türler bulundukca 11 ciltte ulaştı. Her yıl ortalama 200 civarında yeni tür tespit ediliyor ve Anadolu da ki şu ana kadar ulaşılamayan türlerinde bilim dünyasına kazandırılmasına çalışılıyor.
Anadolu nun bu zenginliği nerden geliyor? buna cevap arıyacak olursak, kısaca bir bölgede coğrafi açıdan zıtlıklar ne kadar fazlaysa o bölgede o kadar farklı canlı türü yaşar.Anadolu nun bu çeşitliliğinin oluşmasındaki etkenleri şu şekilde gruplandırabiliriz;
1-Dünyada buz devri yaşanırken Anadolu da iklim açısından uygun yerler vardı
2- Dünyada yaklaşık olarak 20 önemli iklim kuşağından 3 tanesi Türkiye yi etkilemektedir. İran-Turan kuşağı, Avrupa-Sibirya kuşağı ve Akdeniz kuşağı.Bu üç ana iklim kuşağı Anadolu nun vadilerinde steplerinde,kırlarında özgün iklimlerin (mikroklima) oluşmasına neden olmaktadır.
3-Toprak yapısındaki farklılıklar,deniz ,göl ve akarsularını içine alan sular coğrafyasının zenginliği,step,maki,kırlık alanların çeşitliliği ve bu alanların etrafında duvar gibi yükselen dağlar.
Dağlar o bölgedeki canlı topululuklarına diğer alanlardan canlıların karışmasını önlüyor. Bu sebeple bitkilerin binlerce yıl yabancı tozlaşma olmadan yaşayarak sadece o bölgeye has özellikler taşımalarına neden olur.Bunun sonucunda son derece dağlık ve engebeli olan Anadolu coğrafyasında öbek öbek endemik adacıklar oluşmuştur. Tokat yöremiz de bu coğrafi zenginliklerden payına düşeni almıştır.
Botanik araştırmacıları çalışmalar sırasında düzenli bilgi akışını sağlamak için
Türkiye yi belli bölgelere ayırmışlardır, Tokat ve Samsun unda yer aldığı A6 denilen alanda yer almaktadır.Türkiye uluslar arası sözleşmeler gereği önemli bitki alanlarını korumak için imza atmıştır,bu önemli bitki alanlarından biriside Kelkit vadisidir; vadi coğrafyası gereği mikroklima özelliği gösterir ve yörede organik tarımı geliştirmek için çalışmalar yapılmaktadır. vadide 13 endemik bitki tespit edilmiştir,bunlar içinde en önemlisi Lübnan sediri (Cedrus libani) dir.Erbaa ilçesinin Çatalan köyü ile Niksar ilçesinin Akıncı köyleri civarında sedir ormanları vardır.Bu aslen Akdeniz orijinli bir bitkinin Karadeniz bölgesi florasında yaşıyan istisna bir örneğidir.binlerce yıl önce Lübnan ve Toroslar da yaşayan bu sedir türü buzul devrinde vadiye taşınmış, Kelkit vadisinin uygun iklimine adapte olmuştur. Dünyada doğal sedir ağaçlarının yayılış gösterdiği en kuzey noktadır.Bitki coğrafyası açısından bu çok önemlidir.
Tokat bulunduğu coğrafi konumundan dolayı kuzeyden Karadeniz ikliminin güneyden ise karasal iklimin etkisi altındadır.örneğin Turhal ın içinde kar yokken Sarıkaya köyüne Uğur hocayla gitmemiz gerekti aşırı kar ve buzlanmadan dolayı yarı yoldan geri döndük. Bu kadar farklı coğrafi koşulların yaşandığı bu yörede elbetteki bitki çeşitliliği de zengin olacaktır.
Arkadaşlarımızla oluşturduğumuz gezi gözlem topluluğu olarak çevre gezileri yaparak bir yandan yöremizin az tanınan güzelliklerini tanımaya çalışırken diğer yandan da bitki türlerini tespit etmeye çalışıyoruz sizlere gözlem topluluğundaki arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum Niksar gezilerini organize eden İlhan Şahin abimiz, Yazıtepe gezilerini organize eden Mustafa Boyraz, çevre ve coğrafya konularında bizleri bilgilendiren Uğur Türe, tüm gezilerde beni yalnız bırakmayan Aydın Demir ayrıca doğa tutkunları Mürsel Ersoy, Şahin Atasoy , Özgür Taşdemir, Mahmut Ali Selen.
Gezilerimiz başta Turhal olmak üzere Niksar, Pazar, Zile, Reşadiye ilçelerine olmaktadır. Biyolojik zenginliğe sahip vadiler, kırlık alanlar, sulak alanlar ilgi alanımızı oluşturmaktadır. çevre sitesinde sizlere fotoğraf ve yazılarımla yöredeki doğal güzellikleri ve bitki çeşitlerini tanıtmaya çalışacağım. Belki de kırlarda yetişen bu bitkilerle daha önce karşılaşmışızdır ve bizim dikkatimizi çekmemişlerdir. vatan yaşanılan yer ise ve vatan sevgisi yaşanılan yeri sevmek ise önce yaşadığımız yerin her metre karesinde yaşayan canlı türlerini tanıyıp bu canlılara gereken yaşam hakkını vermekle sevgimizi göstermiş oluruz.sizlerle ilk olarak Tokat yöresindeki orkideleri tanıtacağım.
Yaşadığınız yörelerde fotoğraftaki bitkilere benzer bitkilerle karşılaşırsanız benimle iletişim kumanızı isterim, beklide yörede yaşayan ve şu ana kadar tespit edilmemiş bir tür olabilir.
ORCİDACEAE FAMİLYASI(ORKİDELER);
Dünya genelinde yaklaşık 25000 civarında orkide türü vardır ve büyük çoğunluğu Nemli ve tropik bölgelerde yaşar.yurdumuzda kesin tür tespiti yapılmamakla birlikte 150civarında orkide türünün olduğu tahmin ediliyor ve bunların çoğunluğu da endemik tür .
Orkide familyası kalabalık bir gurup . Tropiklerde yaşayan türleri genelde çiçeklerinin güzelliğinden dolayı çiçekçilerin baş tacıdır.yurdumuzda yaşayan orkide türlerinden bir kısmına
salep otu denir,bunların köklerinden toplanan salep dondurma ve sıcak içecek olarak kullanılır.
Tokat yöresinde orkidelerle ilgili ayrıntılı çalışma yapılmamış olmakla beraber orkideler açısından zengin bir yöredir.
Orkideler güzel çiçekleri ile böcekler aracılığı ile eşeyli üreme yaparak üremelerine rağmen
büyük ölçüde kök yada yumruları ile eşeysiz üreyebilirler.bitki besin olarak oluşturduğu salep i
Köklerinde depo ederler, bu nedenle her salep toplanışı doğadan bunların yok oluşuna neden olur.
Özellikle Niksar gibi bazı ilçelerde bahar aylarında çok yoğun salep toplanmaktadır bu şekilde
Bilinç Siz toplamalar adeta yağmalama şeklinde olmakta buda her yıl salep üretiminin düşmesine neden olmaktadır. Niksar da gezim sırasında bilgi almak için sorduğumda geç kaldığımı ve arazide Salebin kalmadığını söylediler.
Orkideler mayıs sonundan itibaren temmuz sonlarına kadar kırlarda görülebilir,salep olarak bilinen türleri dışında genelde diğerleri tanınmıyor. Nemi ve sıcağı çok severler bu yüzden doğrudan rüzgar almayan , nemli vadiler orkidelerce zengindir.Tokat yöresinde en fazla orkide çeşitliliğine rastladığım yerler Turhal ın Çivril köyü ve Niksar vadisi gelmektedir. Bu yöreler yukarıda bahsettiğim özelliklerden dolayı Orkide açısından çok elverişlidir. Çivril deki gezilerim sırasında Çivrilli, eski öğrencim Kenan ın çok yardımını gördüm. Arazi aramaları sırasında yaklaşık 20 farklı Orkide türüne rastladım, yörede en az 50 çeşit tür olduğunu tahmin ediyorum. Bir kısmının fotoğrafını yayınlıyorum.


cevrekoruma@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın